Ağustos 2024'te yürürlüğe giren AB Yapay Zekâ Yasası (EU AI Act), Türkiye'de faaliyet gösteren şirketler için de geçerli. Sisteminiz AB pazarına dokunuyorsa, AB vatandaşlarını etkiliyorsa veya AB'li bir ortakla çalışıyorsanız bu yasa sizi kapsıyor.
Peki nereden başlayacaksınız?
İlk adım her zaman aynı: sisteminizin hangi risk kategorisinde olduğunu anlamak.
Dört Katman, Tek Soru
EU AI Act, yapay zekâ sistemlerini dört risk katmanına ayırıyor. Bu sınıflandırma, şirketinizin yükümlülüklerini doğrudan belirliyor.
Türk Şirketlerin En Sık Karşılaştığı Durum
Deneyimlerimize göre Türk şirketlerin büyük çoğunluğu iki noktada takılıyor.
Birincisi, kullandıkları SaaS araçlarının risk kategorisini bilmiyorlar. İşe alım platformları, otomatik CV filtreleme özellikleri veya performans değerlendirme yazılımları yüksek riskli kategori kapsamına girebilir. Aracı siz geliştirmediniz diye sorumluluktan kurtulamıyorsunuz; sistemi kullanan da yükümlü.
İkincisi, "biz AB'de değiliz" yanılgısı. Türkiye'den bir şirket, AB'deki bir müşteriye hizmet veriyorsa veya AB'li bir çalışanı değerlendiriyorsa yasa devreye giriyor. Coğrafi konum değil, etki alanı belirleyici.
Sınıflandırma için 3 Pratik Soru
Sisteminizi hızlıca konumlandırmak için şu üç soruyu sorun.
- Bu sistem bir insan hakkında karar veriyor mu? İşe alım, kredi, eğitim, sağlık, adalet gibi alanlarda bireyler hakkında karar üretiyorsa yüksek risk kategorisine yakınsınız demektir.
- Çıktı ne kadar bağlayıcı? Sistem yalnızca öneri mi sunuyor, yoksa kararı doğrudan mı şekillendiriyor? İnsan denetimi ne kadar gerçek, ne kadar nominal?
- Hangi veriyle çalışıyor? Biyometrik, davranışsal veya hassas kişisel veri işliyorsa risk seviyesi otomatik olarak yükseliyor.
Bu üç soruya verdiğiniz yanıtlar sizi doğru kategoriye götürecektir. Yanıtlar belirsizse — ki çoğu durumda başlangıçta öyle olur — bu bir sinyal: sisteminizi daha iyi belgelemeniz gerekiyor.
Sonuç: Sınıflandırma bir kez yapılmaz
EU AI Act'in getirdiği en önemli zihniyet değişikliği şu: risk sınıflandırması bir kontrol listesi değil, süregelen bir değerlendirme pratiği. Sistem güncellendikçe, kullanım bağlamı değiştikçe, veri akışları farklılaştıkça kategori de değişebilir.
Başlangıç noktası basit: sisteminizin şu an nerede durduğunu bilin.